Teklif Al

HABERLER

24.8.2016

VOLVO & SDLG LASTİKLİ YÜKLEYİCİLER

VOLVO & SDLG LASTİKLİ YÜKLEYİCİLER
Ascendum Makina, Volvo ve SDLG markaları ile önemli bir paya sahip olduğu Türkiye lastikli yükleyici pazarında, yapılacak işin özelliklerine uygun olarak müşterilerine oldukça geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. 
 
Volvo lastikli yükleyiciler L20F, L30B, L35B,L45H ve L50F kompakt modellerinden başlayarak küçük ve orta tonajlı L60G, L60Gz (Z bar), L70F, L90F, L110F, L120F, L120Gz (Z bar) ve ağır tonaj sınıfında ise L150H, L150H Agrega, L180H, L180H Marble, L220H, L220H Marble, L250H (Z bar) ve L350F (Z bar) modeline kadar uzanıyor.
 
SDLG lastikli yükleyici grubunda ise orta tonajda LG968L, LG958L ve LG948L modelleri sunuluyor.
 
Endüstriyel tesislerden tarım sektörüne kadar geniş bir alanda malzeme hareketliliği gerektiren tüm uygulamalarda çözüm sağlayan Volvo kompakt yükleyicilerin boyutlarının küçük olması, hızlı ve yüksek hareket kabiliyetleri ve geniş ataşman kullanım seçenekleri ile ihtiyaç duyulan tüm uygulamalarda ideal çözüm ortağı haline getiriyor.
 
Orta tonajlı lastikli yükleyiciler genel olarak inşaat ve yol şantiyelerinde yapılan hemen her işlemde, beton santrallerinde, agrega tesislerinde, tarımda, kum ocaklarında,  endüstriyel tesislerde, hafriyat alanlarında ve özel çözümler sunmayı gerektiren nitelikli projelerde sıklıkla kullanılıyor.
 
Ağır tonaj sınıfındaki Volvo yükleyiciler ise genel olarak büyük ölçekli inşaat projelerinde, mermer başta olmak üzere doğal taş sektöründe, agraga üretimi vb. her türlü maden işletmeciliğinde, büyük dekapaj alanlarında ve hafriyatta kullanılıyor.
 
Yarım yüzyılı aşan lastikli yükleyici tecrübesi
Yarım yüzyılı aşkın tasarım ve üretim tecrübesiyle lastikli yükleyici teknolojisinin gelişiminde önemli bir paya sahip olan Volvo, müşterilerine güçlü, dayanıklı, yüksek performanslı, konforlu, güvenli, yakıt tasarruflu ve çevreye saygılı makineler sunmaya odaklanıyor.
 
Volvo patentli Tork Paralel Bom Sistemi® yüksek koparma torku ve kovanın her seviyesinde yere paralel yük taşıyabilme imkânı sağlarken; daha yüksek kova koparma kuvvetine ihtiyaç duyulan işler için Z bar bom yapısına sahip L60Gz, L120Gz, L350F,  L250H modelleri sunuluyor. 
 
Volvo tarafından üretilen ve birbiriyle uyum içinde çalışan, düşük devirlerde yüksek tork üreten V-ACT Volvo motor, tam otomatik şanzıman, yüke duyarlı ana hidrolik sistem ve direksiyon sistemi, out-board dizayn edilen ve ıslak tip frenlere sahip akslar ile hem verimliliğin hem de yakıt ekonomisinin arttırıldığı belirtiliyor.
 
Üçüncü jenerasyon Volvo otomatik şanzımanlı makinalarda, operatörler sadece ileri/geri tercihi yapıyor. Otomatik kullanım modu seçildiği takdirde; işe, şantiye koşullarına ve operatörün kullanım stiline bağlı olarak vites değişimleri otomatik olarak gerçekleşiyor.
 
H Serisi ile sektörde çığır açan yeni özellikler
Volvo H serisinin L150H, L180H, L220H ve L250H modelleri ile pazara sunulan ve sektörde ezber bozan bazı yeni özellikler sunuluyor. Volvo’nun patentli RBB (reverse-by-braking) ve kilitlenebilir tork konvertör özelliklerini bir araya getiren OptiShift teknolojisi, yüksek makine performansı, uzun kullanım ömrü ve operatör konforu sağlıyor.
 
RBB özelliği, operatör makinenin yönünü değiştirdiğinde servis frenlerini otomatik olarak uygulayarak makinenin kendiliğinden güvenli şekilde yavaşlamasını sağlıyor. Bu da sadece yakıt tasarrufu sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda aktarma organındaki gerilimi azaltarak bileşenlerin ömrünü uzatıyor. Bu özellik, kısa iş çevrim sürelerinde sıkça yön değiştirilerek çalışılan kamyon yükleme gibi işlerde ön plana çıkıyor ve işlemi kolaylaştırıyor.
 
H Serisi yükleyicilerde kabindeki bir düğme aracılığıyla tork konvertör kilitlenerek motor ve şanzıman doğrudan bağlı hale geliyor. Böylece yüksek torka ihtiyaç kalmadığı anlarda tork kovertörden kaynaklanan güç kaybı önlenerek hem daha ekonomik hem de daha seri çalışma imkânı sağlanıyor.
 
Eco-pedal özelliği, motor devri ideal çalışma aralığını aşmak üzere olduğunda mekanik bir geri itme kuvveti tatbik ederek operatörü gaz pedalını bırakmaya yönlendiriyor ve bu sayede yakıt tüketimini daha da azaltıyor. Yeni H Serisi’nde 1.750 devire kadar makine ekonomik alanda çalışıyor. Bunun üzerine çıkıldığında ekrandaki eco simgesi sönüyor. Bu da operatörü daha düşük devrilerde çalışmaya teşvik ediyor.
 
Gelişmiş kullanım, bakım ve performans takibi özelikleri 
ROPS & FOPS standartlarına uygun olarak üretilen Volvo kabinler, operatörlere güvenli, rahat ve yüksek standartlarda çalışma ortamı sunuyor. Operatör yorgunluğunu azaltan ve daha hassas kumanda imkânı sunan elektro-servo levyeler H serilerinde bulunuyor. Bom kaldırma, bom indirme ve kova toplama hareketlerinde operatörün her istediği noktada kabin içerisinden sabitleyebilmesini sağlayan levye otomatikleri H Serisinde de sunuluyor.
 
Volvo lastikli yükleyicilerde bulunan orijinal yağ banyolu hava filtresi ve beraberinde çalışan iki adet kuru hava filtresi sayesinde motora giden hava çok daha iyi temizleniyor. Böylece hava filtrelerinin ömrüyle birlikte motorun da ömrü uzatılmış oluyor.
 
Kritik bileşenlere daha kolay erişim sağlamak üzere tüm kabin, hidrolik bir pompa vasıtasıyla artık 35 veya 70 derece eğilebilirken, geniş motor kaputu da elektronik olarak açılabiliyor.
 
Caretrack uydu takip ve Matris makine izleme sistemleri Volvo’nun sektördeki en önemli ayrıcalıkları arasında gösteriliyor. Caretrack ile makinelerin her an her yerden konum, çalışma durumu, yakıt tüketimi, hareket, vb. parametreleri takip edilebiliyor. Makinenin nasıl işletildiğine dair ayrıntılı raporlar sunan MATRIS sayesinde kullanımda yapılan yanlışlar tespit edilerek operatörler daha verimli kullanım için bilgilendirilebiliyor.
 
Ascendum Makina’dan yapılan açıklamada, Türkiye lastikli yükleyici pazarının 2016 yılında, 2015’e paralel bir seyir izlemesinin beklendiği ifade edilerek, “Ancak Volvo ile lider olduğumuz mermer sektörünün gelişme hacmi, lastik tekerlekli yükleyici pazarının toplam potansiyelini belirleyecektir” denildi.